Yazmak ya da Yazmamak

O kadar uzun süredir yazmıyorum ki. Üstelik sadece buraya da değil, kağıt kalem alıp elime masanın başına geçmiyorum bir süredir. Ya da belki de geçiyorum ama bir iki cümle yazıp bırakıyorum. Yazma hevesimi de kaybettim bir süredir, birçok şeye hevesimi kaybettiğim gibi. Bu yazının başlığı aslında “Bu Sefer de Senfonik” olacakmış. Başlığı atıp bırakmışım taslak olarak. Senfonik mor ve ötesi konserinden bahsedecektim (geçen yıl 9 Haziran’da gittiğimiz) Şimdi çok zaman geçti üstünden tabii ama çok eğlendiğim bir konserdi. Yağmur Teşekkürler’i canlı dinlediğimiz ve dinleyeceğimizi anladığımız o anı unutmam mümkün değil. (Keşke Yardım Et Senfonik de Spotify’a gelse) Bu yıl 9 Ağustos’ta da İstanbul festivali kapsamında yine bir mor ve ötesi konserine katıldık. O da bayağı hoştu, festival çok kapsamlıydı -Ankara’da festivale gitmiyormuşuz- bedava kahve aldık, ben saçımı süslettim, Tuna iki oyundan ödül kazandı, makyaj için 200 lira istediler, neyse ki önceden simlenmiştik.

Mustafacan’la Yunan Adaları turuna katılacaktık. Bayağı da heveslenmiştik. Hatta ben tura heveslenmekle kalmayıp bu bahaneyle bloga da yazarım diye mutlu olmuştum. Gemi arızalandığı için turumuzu iptal ettiler. Tur paramız hemen iade edildi ama tur Kuşadası çıkışlı olduğu için otobüs bileti almıştık -hatta turun iptal edildiğini otobüste öğrendiğimizden bir hiç için 14 saat yol gitmemek adına Ankara’da indik- bilet parasının ve yurt dışına çıkış harcının da parasını talep ettik. Birçok telefon konuşması ve bazı şikayet yazılarından sonra 3 haftanın sonunda paramızı alabildik. Benim yeşil pasaportumun süresi doluyor, son gün haber verdikleri için alternatif tur da bulamadık. Kos Adası’na gitmek dışında kullanamadım, kötü oldu. Geçen yıl Kos Adası’na gitmiştik, aslında yazılabilirdi ama …

Bir süredir kitap da okuyamıyordum. Öykü kitabı denedim, iki öyküden sonra bıraktım; seviyorum diye polisiye denedim iki haftada 50 sayfa okudum, daha kolay okurum diye fantastik kitaba başlayacaktım ki İnce Memed’i okumaya başladım. Şimdilik güzel ilerliyor, her gün kitap okuyorum, en son ne zaman her gün okumuştum acaba, günde 100 sayfa okuduğum günler… Her gün okuyorum dediysem o tempoda değil tabii ki ama en azından okuyorum, kitap okuyor olmak mutlu ediyor.

Uyku düzenim çok bozuldu, erken yatıp erken kalkmak istiyorum diye bugün erken yatayım dedim. -01.30 🙁 – iki buçuk saat sağa sola döndükten sonra kendimi burada buldum. Umarım daha sık yazarım. Bilmiyorum.